Japonya – Kyoto Gezi Rehberi

Filmlerde gördüğümüz o kapıları kağıttan olup yana doğru açılan, küçük Japon bahçesi ve havuzu olan eski Japon evleri nerede diye merak ediyordum. Meğerse hepsi Kyoto’da imiş. Japonya’da ilk olarak Tokyo’ya geldiyseniz benim gibi çok fazla bina ve şehir ile karşılaşıyorsunuz.  Sonrasında Kyoto’ya geçince işte asıl Japonya buradaymış diyeceksiniz.

Kyoto tam bir turist şehri aynı zamanda. Sadece yabancı turistler değil japonların kendisi de gezmek için Kyoto’ya geliyor. Gelmekte haklılar ama çünkü gezilecek görülecek çok yer var, tapınaklar, bahçeler, çarşılar.

Kyoto’da hep kalmak istediğim o Japon evlerinden çok sayıda hostel daha doğrusu guesthouse var. Guest house denmesinin sebebi aslında bunlar otel gibi değil, normal ev. Odalarına ranza ya da yer yatağı koymuşlar ve bu evlerde kalıyorsunuz. Benim kaldığım yerin adı Grateful. Evin yaşını sordum 100 yıldan fazlaymış. İçerisi tabiki modern tuvalet ve banyo ile yenilenmiş ama ahşap ve dokusu korunmuş. İmparatorluk sarayının olduğu parka çok yakındı. Yine bu bölgede evler hep 2 katlı ve eski japon evi tarzında. O yüzden aradığım japonyayı Kyoto’da bulmuştum.

Kyoto’da Ulaşımı Nasıl Yapalım?

Akla ilk metro geliyor Tokyo’dan sonra ama hayır Kyoto’da ulaşım daha çok belediye otobüsleri ile sağlanıyor. Metro hattı var ama kısıtlı. Otobüs fiyatları mesafeye göre değişmiyor sabit ücret ve tek biniş 230 yen. Günlük bilet ise 500 yen. Yani 2 kere binseniz neredeyse aynı paraya geliyor. Gün içinde ise mutlaka 2 kezden fazla biniliyor o yüzden günlük bilet en mantıklısı. Bileti otobüs şoförü satıyor, ayrıca otobüs içinde para bozma makinesi de var. Bileti binerken değil inerken okutuyorsunuz bu arada. Aşağıda gezdiğim yerlerin hepsine otobüs gidiyor, hangi otobüse bineceğinizi bulmak için ise en güzel uygulama Google maps. Aslında tüm asya gezimde google maps kullandım. Otobüslerin saatine kadar doğru gösteriyor. Otobüs konusunda dikkat etmeniz gereken şey gece 22:00 den sonra bir çoğu bitiyor. Ben ilk başta anlamadım neden Google Maps göstermiyor diye meğerse bitmiş.

Kyoto’da ikinci ve bence mutlaka denemeniz gereken ulaşım şekli bisiklet. Şehirde çok sayıda bisiklet kullanan var ve bisiklet yolları her yerde var. Zaten herkes çok saygılı ve güvenli şekilde kullanabilirsiniz. Ben hostelden günlük 500 yen e kiralamıştım. Pazar günü tüm gün bisiklet ile gezmiştim. Özellikle Philosopher’s Walk (Filozof yolu) diye geçen bölgeye gidip geldim bisiklet ile tavsiye ederim sokaklar, evler, dükkanlar çok güzeldi. Bu yol normalde yürüme yolu ama yanında bisiklet için de yer var.

Kyoto’da Gezilecek Yerler

Japonya gezimde Tokyo’dan sonra en çok Kyoto da kaldım ve kalmak istedim. 4 gün normalde en ünlü yerleri görmek için yeterli ama burada 1 ay da kalsanız gezecek ve keyfini çıkartacak şeyler var. 4 günde her yeri gezemedim tabiki işte benim gezdiğim yerler:

Kiyomizu-dera Temple ve Çevresi (2 tam gün)

Kyoto’nun en ünlü tapınaklarından birisi, mutlaka görülmeli ama benim gittiğimde büyük tapınakta tadilat vardı. Girmeden uzaktan görünüyor tadilat. Bence bitmediyse girmeyin çünkü giriş ücreti biraz pahalı. Dışarıda kalan kısmı da güzel oraları gezebilirsiniz.

Sannen-zaka (Çarşı)

Bu sokak çarşısı en sevdiğim çarşılardan birisi diyebilirim. Kiyomizu-dera tapınağından çıkınca hemen başlıyor. Zaten kalabalığı görürseniz bilin ki orası çarşı. Ben tapınağa arkadan gelmişim çarşıya girmemiştim tapınağa normalde bu çarşıdan geliniyor. Tapınak tepede biraz aslında gezdikten sonra aşağı doğru yürüyüp çarşıyı gezmek daha güzel olabilir.

Ninen-zaka (Çarşı)

Sannen-zaka çarşısı içinde başka bir yer aslında burası devamı gibi ama ismi farklı. Yine burası da çok güzel. Özellikle tatlıları denemenizi tavsiye ederim. Zaten deneme ürünü veriyorlar kapıda. Çünkü ne olduğunu anlamıyorsunuz. Bizim pekmez den yapılan bir tatlıya benzer bir şey almıştım hala tadını hatırlıyorum.

İki çarşı için de dikkat etmeniz gereken şey akşam 18:00 de hepsi kapanıyor. Gezmek için çok geçe kalmayın. Aslında Japonya da çoğu çarşı akşam kapanıyor. Buna genel olarak dikkat edebilirsiniz.

Maruyama Park

Bisiklet ile gezerken geldiğim park, dinlenmek ve yemek molası için güzel.

Gion Shirakawa  (Çarşı)

Bu bölgede daha çok geyşa ile meşhurmuş ama ben şansıma hiç göremedim. Buradaki restoranlar güzel ama biraz pahalıydı.

Nishiki Market  (Çarşı)

Kyoto’daki en büyük çarşı burası. Üstü kapalı olan bu çarşı çok uzun sokaklardan oluşuyor. Kendi içinde kategorize olmuş, yemek, giyim, spor giyim, aksesuar gibi farklı bölümleri var. Hatta sadece balık için olan bölüm bile var. Gezgin olunca ne yazık ki hiç hediyelik eşya alamıyorsunuz taşımak problem oluyor, o yüzden en çok yemek bölümünde geziyoruz. Yemek sokağı inanılmaz görsel şölen sunarken aynı zamanda yürüdükçe kokular da değişiyordu. Turşular, tatlılar, kızartmalar, balıklar, kokular kokular. Burnunuz ve mideniz bayram edecek.

Philosopher’s Path (Filozof Yolo, Yürüyüş Yolu)

Küçük bir su kanalı yanındaki yürüme yolu. Ağaçlar, küçük Japon evleri ve küçük dükkanlar ile renkli ve çok huzurlu bir yol. Ben bisiklet ile gezdiğim için yolun yanındaki diğer sokakları da gezdim. Hava da güneşliydi çok güzeldi, biraz İsviçre’de geziyor hissi veriyor ama japonlar ile o hava değişiyor.

Ginkaku-ji Temple

Filozof yolunun sonundaki bu tapınak bahçesi çok güzel olan bir tapınak. İçinde kumdan şekiller ve gölet de var. Yürüyerek yukarı çıkıp tapınağı ve şehri tepeden görebilirsiniz.

Kinkaku-ji Temple (Golden Temple)

Bu tapınağa gitmekte biraz geç kaldım, bir de 2 otobüs aktarmalı geldim öyle olunca tam kapanmadan 16:20 de girebildim. Unutmayın bir çok tapınak, kale ve bahçe 16:30 da kapanıyor. Aslında içeri alım kapanıyor, 17:00 de tümden kapanıyor. Tapınak girişinde 1000 yıllık bir meşe ağacı var. Dünyanın asıl sahipleri onlar olsa gerek. Tapınağın altın denmesinin sebebi altın ile boyanmış olması, zamanında sahibi tarihe geçmek için böyle bir şey yapmış. Eh biraz geçmiş gibi bu tapınak çok kalabalık oluyor.

Arashiyama Bölgesi (1 tam gün)

Kyoto da sevdiğim ve tüm günümü geçirdiğim bölge. Burada sadece bambu ormanı var diye biliyordum ama en güzel tapınakların bazıları buradaymış. Yürüyerek gezilecek bir bölge. Tapınaklar haricinde merkezde çarşı ve dükkanlar var. İçeri doğru yürürseniz kendinizi bir anda köyde tarlalar içinde bulacaksınız.

Arashiyama Monkey Park (Maymun Parkı)

Otobüs ile gelirseniz köprüden geçince hemen ulaşılan park. Endonezya’da daha önce çok maymun gördüğüm için gitmedim ama maymun 🐒 severseniz bir bakın.

Arashiyama Bamboo Forest (Bambu Ormanı Yürüyüş Yolu)

Yine Japonya denilince en çok gördüğüm fotoğraflardan birisi olan bambu ormanı içindeki yol. Bambu zaten çok güzel bir ağaç benim için evimde de vardır hep. Onun bir de ormanı olunca tam benlikti burası. Google maps’de ismi Sagano Road of Bamboo Forest diye geçiyor. Sabah biraz erken gelmek lazım boş halini fotoğraflamak için çünkü yine kalabalık. Bir de yürüme yolu çok uzun değil. O yüzden ormanın içinde sadece yürümeyin durun ağaçları kuşları dinleyin, yere oturun, gökyüzünde sallanan bambuları izleyin. Bunların hepsini ağaçların seslerini ileride fotoğraflara bakınca hatırlayacaksınız.

Jōjakkō-ji Temple

Bambu ormandan çıkınca yürümeye devam ederseniz sıra sıra bir sürü tapınak var. Açıkcası en güzeli hangisi bilmiyorum ama ben bu bölgede 3 tapınağa girdim. Giriş ücretleri biraz pahalı o yüzden 3 tane yeterli gibi. Bu arada tapınak deyince her zaman kocaman binalar beklemeyin. Bazen çok güzel bir bahçe ve içinde kulübe kadar yer oluyor. Bu tapınağın bahçesi ve içinde evi çok sevmiştim. Bir de şansıma kara kedi vardı. Bizde kötü şans olarak bilinen kara kedi Japonya da tam tersi iyi şans getirdiğine inanılıyor. O yüzden çizgi filmlerde ya da hediyelik eşya satan yerlerde hep kara kedi oluyormuş.

Gio-ji Temple

Bu tapınak gerçekten farklıydı. Buranın fotoğraflarını kesin çocukken bir yerde takvimde vs görmüş olmam lazım çünkü girince hatırladım. İçeride tapınak olarak kulübe kadar bir yer var ama asıl olay zaten bahçesi. Bahçedeki çimler bile sanki özellikle yetiştirilmiş gibiydi. Işık bahçenin bazı yerlerinde öyle bir hal alıyor ki her yer yeşile dönüyor sanki sihirli bir bahçe gibiydi. Çok büyük olmadığı için bir tur atınca bitti ama ben doyamadım ve çıkıştan geri girdim bir kez daha dolaştım. İkinci dolaşmamda kimonolu bir çift de geldi. Onların fotoğrafını çektim rica ettim bende çektim.

Daikaku-ji Temple

Arashiyama bölgesinde yürüyerek gezerken köylerin içinde buldum kendimi herhalde artık bir şey kalmadı derken bu tapınağa gelmişim. Açıkçası çok yorulmuştum ve girmesem mi derken giriş de pahalıydı, hadi buraya kadargeldim gireyim dedim. Bu tapınakta ayakkabıları çıkartıp evin içini gezebiliyorsunuz. İçeri girip biraz dolaşınca iyiki girmişim dedim. Genelde tapınaklarda içeri girilmiyor, bahçesi geziliyor. Burada ise içerisi geziliyor ve oldukça da büyük. Evler arasında Japon evlerindeki o köprülerden var onlardan yürünüyor, bahçesi de çok renkliydi. Gezinin sonunda bir sürpriz var, tapınağın arkasında kocaman göl var. Bu tapınak favorilerim arasında yerini aldı. Çıkışta ise daha da yorulmuştum ama meğerse buraya otobüs varmış, onu çıkınca gördüm. Bu tapınağa kadar yürümeniz gerekmiyor. Bir tüyo daha bu bölgede çok tapınak olunca kombo giriş biletleri var. Mesela bu tapınak ile gio-ji biletini birlikte alırsanız indirimli alabilirsiniz.

Fushimi Inari Taisha (Turuncu Kapıların Olduğu Kutsal Dağ)

Sanırım Japonya da en sevdiğim yer burası oldu. Hep gördüğüm o turuncu tapınak kapılarına burada doydum. Doydum diyorum çünkü bu kadar uzun bir yol olacağını düşünmemiştim. Ben sadece kısa bir yol bekliyordum ama dağın tepesine kadar çıkıyor ve sonra da iniyormuş. Burası ilk geldiğinizde inanılmaz kalabalık. Acaba yanlış zamanda mı geldim diyebilirsiniz ben dedim çünkü. Sonra kapılara yürüyüp içine girince daha da kalabalık oldu. Boş fotoğraf çekemeyeceğim herhalde diye düşünüp kalabalık ile yürümeye başladım. Yukarı doğru yürüdükçe kapılar büyüdü, kalabalık azaldı. Sonra yokuş dikleşmeye başladı, ormanın sesi duyulmaya başladı, kalabalık iyice azaldı. Yukarıda o kadar azaldı ki bazen kimse olmadan yürüdüm. Yorucu bir yer o yüzden yanınızda su ve bir kaç yiyecek almakta fayda var. Japonlar buraya yürüme batonu ile geliyor. Grup halinde yürümeye gelenler var. Bu dağ kutsal olduğu için giriş dışında tuvalet de yok. Zaten aşağıda bu konuda uyarı var. Ben en tepeye kadar çıkamadım çok yoruldum ve aynı yoldan geri döndüm.

4 günlük Kyoto gezisi tabiki yetmedi. 14 günlük JR Pass tren biletini almamış olsaydım kesinlikle daha çok kalmak isterdim. Sadece sokaklarını çarşılarını gezmek için bile kalınır. Ayrıca Japonya gezimde yemek ve konaklama açısından en ucuz olan şehir burasıydı. Ulaşım ve tapınaklar açısından ise diğerleri ile aynı diyebilirim.

One thought on “Japonya – Kyoto Gezi Rehberi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.